Irmak Akman: Biz Yurttaşlar olarak demokratik katılımın yalnız seçim süreçlerine indirgenmesine karşı çıkıyoruz. Bu yüzden Türkiye’nin zengin demokratik katılım pratiklerini büyük bir özveriyle yürüten hareketler ve oluşumlarla görüşmeye, deneyimlerinden öğrenmeye ve yurttaşlarla paylaşmaya devam ediyoruz. Bu kez Eşitlik için Kadın Platformu (EŞİK)’in gönüllülerinden, Avukat Hülya Gülbahar ile görüştük. Kendisi 1970’li yılların sonundan beri kadın hakları mücadelesinin tam kalbinde. Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı’nın gönüllü avukatlığını yaptı. EŞİK dahil birçok kadın örgütü ve platformunda kurucu ve yönetici olarak görev aldı. Kadın hakları ve sivil toplum alanında en yetkin isimlerden biri.

Gülbahar 8 Mart öncesi bir hayli yoğun olsa da, 7 Mart’ta Beyoğlu’nda buluşmak üzere sözleştik. Buluşmadan önce EŞİK’in beş yıllık tarihçesini ve faaliyetlerini anlatan almanağı (ulaşmak için tıklayınız) inceleme fırsatı buldum. Plaftormun kadınların İstanbul Sözleşmesi, Anayasa, 6284 sayılı kanun, Medeni Kanun ve Türk Ceza Kanunu’nda güvence altına alınan haklarına sahip çıkmak için dört koldan verdiği mücadele çok etkileyici. Üstelik faaliyetleri Türkiye ile sınırlı değil. Afganistan’daki, İran’daki kadınlarla ilgili etkinlikler de düzenliyorlar.


Gülbahar beni İlke TV’nin kendisiyle yapacağı çekime davet etti. Çekimde 8 Mart gece yürüyüşünün nasıl başladığını ilk ağızdan anlattı. Sonra röportaj için Ara Kafe’ye geçtik. Biraz sohbet ettikten sonra bir saati aşkın süre boyunca EŞİK’in kuruluş hikayesini, platformun hiç fon almamasına ve tamamen gönüllü emekle çalışmasına rağmen nasıl bu kadar üretken olabildiğini, AKP hükümetinin kadın haklarına karşı inatçı saldırılarıyla mücadele ederken nasıl hayallerinden vazgeçmediklerini anlattı.

Gülbahar beni EŞİK’in geniş Whatsapp grubuna da ekledi. Röportaj gününden beri hayranlık içinde gruptaki yazışmaları takip ediyorum. Türkiye’nin ve dünyanın farklı yerlerinde yaşayan 450’den fazla kadının yer aldığı grupta laf olsun diye atılmış tek mesaj yok. Mesajların hepsi yapılan toplantılarla, protesto gösterileriyle, yürüyüşlerle, sosyal medya kampanyalarıyla ilgili. Diyarbakır surlarında meşale taşıyan kadınların fotoğraflarıyla Birleşmiş Milletler binası önünde Suriye’deki Alevilere karşı düzenlenen saldırıları protesto eden kadınların fotoğrafları ardı ardına paylaşılıyor. Grubu takip ederken fikirlerini cesaretle eyleme döken kadınların gücünü fark ediyorum. Darısı fikirlerini eyleme dökmek isteyen tüm yurttaşların başına.

Irmak Akman: Öncelikle çok teşekkür ediyorum 8 Mart öncesi yoğun bir dönemde vakit ayırdığınız için. En başından başlayalım. EŞİK platformu nasıl kuruldu?

Irmak Akman: Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Ama bunun yanında mor, yeşil, kamucu ekonomi tartışıyoruz. Mor ekonominin nasıl tasarlanabileceğini, ekolojik bir kent tasarımından şehirler arası ulaşım politikalarının oluşturulmasına kadar ütopyalarımızın bizi nereye götürebileceğini konuşmaya çalışıyoruz. Neoliberalizmin ağır saldırısı altında olan kamuculuğun ve planlı ekonominin yeniden canlandırılması için neler yapmak gerektiğini düşünüyoruz. Şahane formüller bulmuş değiliz. Ama afet sırasında kara ulaşımı kullanılamaz hale geldiğinde deniz ulaşımının nasıl hızlı devreye sokulabileceğini tartışacak kadar sınırlarımızı zorlamaya ve toplumdaki sınırları zorlamaya çalışıyoruz. Birbirimize sık sık yüz yıl önceki feminist kadınların nasıl ütopyalar kurduğunu anlatıyoruz. Geçen gün 68 devriminin “gerçekçi ol imkansızı iste” sloganı ile aynı dönemde kadınların attığı “hayal komiteleri kuralım” sloganını hatırladık. Hayallerimizden vazgeçmemeyi en karanlık koşullarda bile birbirimize hatırlatmak bizi daha enerjik ve daha tutkulu kılıyor. Herkese tavsiye ederiz.

Popüler